Giriş
Üyelik için: Kayıt olun!
Söylem Çözümlemesi PDF Yazdır E-Posta
Yazar: Interpreter   
21 01 2009

Söylem çözümlemesi, zaman zaman tümceler ötesi dil çözümlemesi olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlama, temel olarak dilbilgisi çalışmalarına odaklı çağdaş dilbilimin tipik çözümleme türlerine bir karşıtlık oluşturmaktadır. Dilbilgisi çalışmaları daha çok dilin küçük parçalarıyla ilgilenmektedir. Dilbilgisi çalışmalarının ilgili olduğu dil birimleri kısaca şöyle sıralanabilir: Sesleri inceleyen sesbilgisi ve sesbilim çalışmaları, sözcük birimlerini çözümleyen biçimbilim çalışmaları, anlambilim ve sözcük dizilişini inceleyen sözdizimi çalışmalarıdır. Söylem çözümlemesinde ise, kendi içerisinde bir bütünlüğü olan daha büyük dil kümeleri incelenmektedir.

Bazı söylem çözümlemecileri, tümce anlamını nasıl etkilediğini anlamak için büyük söylem bağlamını göz önünde bulundurmaktadırlar. Örneğin, Charles Fillmore, iki tümcenin birbirinden farklı anlamları olsa bile, tek bir söylem içerisinde ele alınabileceği durumlara değinmektedir. Fillmore'un işaret ettiği etkiyi daha iyi anlamak için, imgesi birbirinden bağımsız iki "yüzme havuzu" göstergesi üzerinde örnekleme yapılabilir: "Lütfen tuvaleti kullan, havuzu değil" gibi bir uyarı yanında bir başka bağımsız uyarı "Havuz yalnızca üyeler içindir" olabilir. Bu iki uyarı birbirinden farklı anlamları taşıdığı gibi, aynı zamanda kendi içerisinde de mantıklıdır. Fakat, iki uyarı tümcesi art arda okunduğunda veya bir arada düşünüldüğünde tek bir söylem içerisinde değerlendirilebilmektedir.

 

Söylem ve Çerçeveler

 

Yeniden çerçeveleme, konuşulan konudan geriye dönerek ilk tümcenin anlamını yeniden yorumlama yöntemi olarak tanımlanabilir. Çerçeve çözümlemesi, konuşucuların bir şeyi söylerken uğraştıkları etkinliğin ne olduğunu araştıran bir söylem çözümlemesi türüdür. Başka bir ifadeyle, çerçeve çözümlemesinde, konuşucuların bir zaman dilimi içerisinde konuşarak gerçekleştirdiklerinde neyi düşünmekte veya hedeflemektedirler, sorusunun yanıtı aranmaktadır. Konuşucuların hangi etkinlik alanı içerisinde söylemlerini oluşturduklarını çözümlemeyi amaçlamaktadır. Eğer genel olarak konuyu veya konuşan kişiyi tanımıyorsak, okuduklarımıza ya da duyduklarımıza anlam vermekte zorlanabiliriz. Örneğin, bir gazete okuyorsak, okuduğuğumuz şeyleri doğru bir biçimde yorumlayabilmek için, okuduğmuz yazının bir haber metni mi, bir reklam yazısı mı, yoksa bir öykü mü olduğunu bilmeye gereksinim duyarız. Yıllar önce, Orson Welles'in radyo için hazırladığı Dünyalar Savaşı (The War of the Worlds) adlı oyun dinleyenlerde büyük bir paniğe yol açmıştır. Bu oyunu dinleyenler, gerçekten dünyayı marslıların istila ettiğini düşünmüşler ve korkuya kapılmışlardır. Bu kişilerin düştüğü hata, radyodan dinledikleri anlatının bir haber metni olduğunu düşünmeleri olmuştur.

 

Konuşma Sırası

 

Konuşma, biri konuşurken bir diğerinin dinlediği bir etkinliktir. Konuşma çalışan söylem çözümlemecileri, bir kişiden sonraki kişiye dönerek devam eden konuşmalarda, bu dönüşü veya karşılıklılığı belirleyen bir dizge olduğunu belirtmektedirler. Konuşmada, konuşucudan dinleyiciye dönerken görülen değişimi işaretleyen tonlama, duraklama gibi dilsel araçlar vardır. Yani, konuşma sırasındaki değişimi gösteren veya bu değişime zemin hazırlayan bazı dilsel işaretler vardır. Bazı kişiler konuşmaya başlamadan önce açık bir durak beklerler. Bazıları da, yavaşlayan bir konuşmayı söz vermeye zemin hazırlayan bir işaret olarak algılamaktadır. Konuşucular konuşma değişimini gösteren dilsel işaretler konusunda farklı varsayımlara sahip oldukları zaman, birbirlerinin sözlerini istemeden kesebilirler veya kestiklerini düşünebilirler. Diğer taraftan, bazı konuşucular ise, karşı taraftan konuşmaya davet edici bir bir işaret almadıkları halde sürekli konuşma değişimine zemin hazırlarlar. Veya, konuşucular, diğer konuşucuların konuşmaya dahil olmasına yönelik işaretler verir.

Konuşuculuğun olduğu gibi, dinleyiciliğin de kendine göre özellikleri vardır. Bu özellikler, konuşucuların konuşma sırasında gösterdiklerinden oldukça farklı özellikler de taşıyabilmektedir. Bazı insanlar, daima, dinleyicilerden hem baş sallamalarını hem de “hımm”, “evet” gibi dinleyicilere özgü geri bildirim vermelerini beklemektedir. Beklenilenden daha az bir geribildirim, dinlenlenilmemeye ilişkin bir izlenim verebilir. Bazı zamanlar da dinleyicilerden sürekli olarak göz kontağı beklenir. Dinleycilerin tepki biçimleri, bazen konuşmanızı nasıl değiştireceğiniz noktasında ipuçları verebilir. Eğer birisi ilgisiz ve anlattığınız şeyi kavramamış görünüyorsa, konuşmanızı yavaşlatarak, söylediklerinizi tekrar ederek ya da açıklayarak dinleyicinin nabzını tutabilirsiniz.

 

Söylem Belirleyicileri

 

Söylem belirleyicileri, konuşma içerisindeki birimleri gösteren ve bu birimler arasındaki ilişkilere gönderimde bulunan "hımm", "evet", "ama", "şey" ve "ve" gibi sözcükleri anlatmak için kullanılan bir kavramdır. "hımm gibi bir ünlem, duyan kişide söyleyen kişinin bir şeyi hatırladığını, anladığını veya az da olsa şaşırdığını, "ama" sözcüğü, daha önceki tümceyle bir karşıtlık oluşturacağını çağrıştırır. Daha doğrusu, dinleyicide söylemin o biçimde devam edeceğine ilişkin ipuçları verir. Ne var ki, söylem belirleyicileri ile ilgili şu noktanın da altını çizmek gerekmektedir. Söylem belirleyicilerinin yüklendikleri anlamların, her zaman için sözlükte verilen anlamlarıyla örtüşmesi beklenmemelidir. Örneğin, bazı insanlar, "ve" bağlacını yeni bir düşünceyi dile getirecekleri zaman kullanabilmektedirler. Yine, "ama" bağlacı, iki yargı veya önermeyi tam olarak karşıtlık ilişkisi içerisinde bağlamak amacıyla değil de, "Serpil bizim eve geliyor, sen ne zamandır gelmiyorsun ama!" gibi bir tümcede olduğu gibi daha çok sitem bildirmek amacıyla kullanılabilir.

 

Sözeylemler

 

Sözeylem çözümlemecileri, dilin biçimiyle değil, dille neyin gerçekleştirildiğiyle ilgilenmektedirler. Sözeylemler dilin dilbilgisel boyutundan öte, toplumsal, kültürel, dolayısıyla işlevsel yönüne gönderimde bulunmaktadır. Dil üretiminin belli bir amacı vardır. Yani, dili sözcükleri ve sesleri dilbilgisel olarak sıralamak için değil, bir eylemi yerine getirmek için kullanırız. Belli bir durumda, belli bir zamanda, belli bir kişiye sözcelerle aktarmaya çalıştığımız bir durum vardır. Bir anlamda konuşurken sözle gerçekleştirilen bir eylemi devreye sokmuş oluruz. Örneğin, hasta olan bir insana söylenen “geçmiş olsun!” kalıp sözüyle bir eylemi, bir işi yerine getirmiş olmaktayız. Hasta olan bir insana “Kolay gelsin!” denmez; çünkü “kolay gelsin” kalıp sözü başka bir durumda kullanılabilir. Hasta olan bir insana, “kolay gelsin” diyerek, doğru bir iş yapmış olmadığımız gibi, kültürel ve toplumsal yapıya da uygun davranmış olmayız. Dolayısıyla, sözeylemlerin toplumsal ve kültürel yönleri ve işlevleri vardır. Bir toplumda, rica etmek için kullanılan bir kalıp söz, başka bir toplumda emir bildiren veya kaba bir söz olabilir. Bu açıdan bakınca, büyüklerin elini öpmek toplumsal düzeyde nasıl bir eylemse, sabah karşılaştığımız bir tanıdığımıza “günaydın!” demek de aynı derecede toplumsal bir eylemdir. Sözeylem çözümlemelerinde, toplumlar arasındaki farklılıklar gözlemlenebildiği gibi, benzerlikler de gözlemlenebilmektedir. İki farklı toplumun rica, teşekkür gibi kalıpları benzer olabilir. Geniş bir perspektifte bakıldığında, sözeylem çözümlemelerinin toplumların birbirlerini daha iyi anlamalarına katkıda bulunucağı söylenebilir.

Sözeylem çözümlemelerinde sözcelerin yerine getirdiği sözel eylem üç öğe etrafında incelenmektedir: Düzsöz (locutionary act), edim söz (illocutionary act), ve etki söz (perlocutionary act).

 

Örnekler:

 

Düzsöz: Sözcenin bilgi, açıklama veya betimleme içermesi

"Bugün okula gittim."

"Su yüz derecede kaynar."

Edim söz: Sözceyle ilişkili eylemin yerine getirilmesi

"Teşekkür ederim!" (Teşekkür etme eylemi)

"Su kaç derecede kaynar?" (Soru sorma eylemi)

Etki söz: Sözceyle dinleyicide istenilen etkinin veya davranışın gerçekleşmesini amaçlamak

"Lütfen dışarı çıkar mısın!" (Dinleyicinin dışarı çıkması bekleniyor)

"Dokun şu kabloya, inan çarpılmayacaksın!" (Dinleyici ikna edilmeye çalışılıyor)

 

Sözeylemlere ilişkin ileri okumalar yapmak için bakılabilecek kaynaklar şunlardır:

Searle, John (1969). Speech Acts. Cambridge: Cambridge University Press.

Austin, J.L (1962). How to do Things with Words. Ed. J.O.Urmson. London: Oxford University.

 

Kaynak metin: LSA

 

Son Güncelleme ( 24 01 2009 )
 

Yorum ekle

:D:lol::-);-)8):-|:-*:oops::sad::cry::o:-?:-x:eek::zzz:P:roll::sigh:
Kalın Italik Altı çizgili Bağlantı Resim Liste Alıntı


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >

Bütün Hakları Saklıdır

turgaysebzecioglu.com sitesinde yer alan özgün yazıların telif hakkı yazarlarına aittir. Kaynak gösterilmeden kopya edilemez, çoğaltılamaz.
turgaysebzecioglu.com